Bir dişim var. Aslında birçok dişim var da, bu dişim diğerlerinden biraz farklı. Gayet stratejik bir noktada mesela; Frodo gerizekalısı belki yapamaz ama, Sam abimizi koy o dişin oraya tek başına Mordor'u alsın falan düşün artık öyle bir yerde. Bu diş aslında gayet normal gözüküyordu, ben de bilmiyordum, farkı içinde gizliymiş. İçi yok bunun. Şu hafif eğik aynalı hedeler var ya dişçilerin elinden düşmeyen, onun yardımıyla baktım, çürük falan değil bu, kendi çapında aşmış olayı. dışı bildiğin diş, içi fos, nasıl diyeyim, Umut gibi mesela. İki dakika dinledin mi bakıyorsun ki ulan adam yemiş bitirmiş dünyayı, ama iş icraata gelince kapışalım deyince, zırttan bir adam çıkıyor yani, öyle. Neyse, Eskişehir'deki doktor Selman bey-Sıradaki şarkı Ezgi Demiröz'e gelsin- kanal tedavisi lazımmış o dişe dedi, yoksa Hugo gibi dişlerim olacak, korkuyorum da kanal tedavisinden, kime sorduysam aha olm şimdi ocağına incir ağacı dikecekler dedi, düşünün, nasıl korkmayayım beyav.
İnsanoğlu kuş misali, bugünün yarınının garantisi olmuyor. Alakasız olabiliyorlar. Birkaç gündür herşey fazla yolundaydı sanki, mutluydum, bu kadarını haketmediğimi düşünecek kadar, zira herşey yolundaydı, Derslerim desen yolunda, sevdiklerim desen hemen hemen hepsi yanımda, en önemlisi olmasa da. Ailemin keyfi yerinde, sınav programım güzel, bayramı ailemle geçirebileceğim derken, inceden bu kadar yolundalık olmaz, kesin bir pislik çkacak diyordum ki..
Çıktı.
Vize dönemi arefesi, ibramtayo zerre kadar anlam veremediğimiz bir hareket yaptı. Telafisi olsaydı zerre kaygılanmazdım ama, değil işte.
Yarınımı bilmiyorum vesselam, bilmiyorum ne olacak, bilmiyoruz ne olacak.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
