28 Eylül 2007 Cuma

Bir üniversitenin hiçbir numarası mı cevap vermez, bir yükseköğrenim kurumu bu kadar mı lakayt olur...

22 Eylül 2007 Cumartesi

Tam 3 saat kaldı.

Muhtemelen yarın sabah 9 gibi Kayseri'de olacağım. Muhtemelen şu anda Van'daki bilgisayarımla son etkileşimlerim bunlar, Özlem ve Yiğit'le konuşmamla beraber.
Belki biraz sonra The Mandate of Heaven kasarım, sonra da kapatırım bilgisayarı.
Şimdi tam emin değilim ama, Galiba 8 gündür Van'dayım. Biraz buruk, biraz da boş geçti sanki.
8 gün boyunca The Mandate of Heaven oynadım, paso değil ama. Archer'ımı Battle Mage yaptım, Sorcerer'ımı High Priest yaptım. Castle Darkmoor'a girdim ondan sonra, 2. kata gittim, sonra town portal yapıp kaçtım, feleğim şaştı böyle. O Greater Lich'e ben yapacağımı biliyorum ama, dönüşüm muhteşem olacak.
Şimdilik klan Level 25. Wizard'ım hariç, o level 24. Muhtemelen Learning'i expert olmadığındandır. Ama tabi en çok işe yarayanı da o. Lloyd's Beacon ve Town Portal'a sahip olması babında. Her ne kadar şimdilik kıytırık olsa da High Priest'da da Power Cure var. char başına 62 hp kurtarabiliyor şimdilik. Fena değil aslında.
Betül'le buluştuk iki defa. Özlemiştim.
Sınıfın bir kısmı ile beraber iftara gittik, Ulaş, Ertan, Davut, Erkan, ve Hüseyin'le beraber, Veysi Hoca'yı da yanımıza aldık. Her ne kadar ben belirli sebeplerden dolayı istemesem de, İkizler'e gittik. Güzel bir akşam geçirdik.
Gökhan'la beraberdik bütün akşamlar, 2 sefer hariç hep birlikte teravih namazlarını kıldık. 7 ayrı Camii'de 7 ayrı teravih namazı kılmak güzeldi.
Dersaneye gittim, hocalarımla vedalaşmak adına. Öğrencilerin bir ikisi hariç hiçbirini tanımadım. Oysa geçen sene her tarafa baktığımda ayrı bir selam verirdim. Kendimi ayrı bir yerde yabancıymışım gibi hissettim.
ÖSS'ye girecek arkadaşlarımda bir kasvet gördüm. Baskıdan mı, yoksa sorumluluklarını kaldıramadıklarından mı, bilmiyorum. Umarım yüzlerinin aklarıyla çıkarlar.
Geçen sene kendimi çok rahat hissediyordum, olması gerekmediği gibi. Ailem bu rahat olmam konusunda bana çok destek oldu. Üzüldüklerini biliyordum, fakat bana daime hayatın kendi hayatım olduğunu, kendi hayatımı kendimin yönlendirmesinin çok daha doğru olacağını bana söylediler, ihtiyacım olan buydu. İstediğim yerdeyim. Şu anda onlar da mutlu, ben de. Ama sakın bitti sanmayın herşeyi.
Babannemin burada ismini zikretmek istemediğim bir rahatsızlığı var. Ve bu rahatsızlığı kötüye gidiyor. İlaçlar eskisi gibi fayda vermiyor. İçim sıkılıyor, ben gidiyorum, o kalıyor, ben ölüyorum.
Kayseri'de nerede kalacağımı bilmiyorum. Yurtkur'un Yüksek ücretli yurdunu kazanmıştım, kaydımı da yaptırdım. Fakat Ert 2-3 gün önce telefon açtı, kuzen eve çıkıyoruz dedi. Kaça tutacaksın dedim, tuttum dedi. Evde kalırsam Kayseri'ye beklerim hepinizi, hoş yurtta da kalsam başımın üzerine gelirsiniz ya, neyse. Şu Kuzencancan garip adam.
28 Ekim'de Anathema Konseri var, Ankara'ya gidiyorum. Şimdiden para biriktirmeye başladım. Ert'in ilk maaşı ile beni Ankara'ya götürme sözü vardı 3 yıl önce. Onu Anathema konseri zamanına denk getireceğim işte. İnşallah Angelica ve Regret'i çalarlar, sonra Alternative 4'ten istediğini çalsınlar, şarkı ayırt etmiyorum, Eternity'den de olur.
Şükredilecek birçok şeyim, edilecek bir çok duam var.


Şüphesiz ki sen işiten, ve duaları kabul edensin.

Barış Manço - Gamzedeyim Deva Bulmam

11 Eylül 2007 Salı

Spam'dan Hayır Beklemek

> > >>Okan Sönmez 20 yasinda lösemi (kan kanseri); hastasi, gata tip
> > >>fakültesinde yatiyor, hayatta kalmak icin hergün on iki ünite
> > >>trombosite ihtiyaci var. Ama kan grubu “ B rh (-) (negatif) “
> > >>oldugu icin ailesi kan (daha dogrusu trombosit) verecek “donör”
> > >>bulmakta zorlaniyor.
> > >>
> > >>Babasi Hayrettin Sönmez insanlarin ilgisizliginden yakiniyor.
> > >>Isyeri olan İstanbul Büyüksehir Belediyesine yaptiği basvuruya 30
> > >>bin çalisan arasindan sadece 3 kisi cevap vermis. Oglunu
> > >>yasatabilmek icin varini yogunu ortaya koyuyor. Eger siz veya bir
> > >>tanidiğiniz B rh (-) negatif kana sahipse
> > >>
> > >>Lutfen Hayrettin Sönmez' e ait 0 535 744 8710 numarali telefonu
> > >> arayin.
> > >>
> > >>Yok, ben böyle islerle ilgilenmem? diyorsaniz. En azindan
> > >>mouseunuzu birkac kez tiklatarak bu mesaji adres defterinizdeki
> > >>kisilere yollayın. Orda yatan sizin cocugunuz veya kardesiniz
> > >>olabilirdi.
> > >>
> > >>
> > >>Not: Trombosit kanin pihtilasmasina yol acan bir maddedir.Kisi
> > >>trombosit verdikten 3 gün sonra yeniden trombosit verebilir.
> > >>Saglikli bir insan yilda 24 kez trombosit verebilir.
> > >>Kandaki trombosit ayristirilmasi islemi yaklasik 50 ile 70 dakika
> > >>arasinda sürmektedir eğer bunu yapamıyorsanız en azından mousenuzu
> > >>birkac kez tıklatarak bu gence yardımcı olabilirsiniz.
> > >>
> > >>
> > >>Unutmayın bu siz ya da kardesiniz ya da cok sevdiginiz biri de
> > >>olabilir...!
> > >>
> > >>
> > >>
> > >> Esenlikler dilerim. Çiğdem Şaşmaz.
> >
> >
> >
> >Bu e-posta ve ekleri kişi ya da kuruma özeldir ve yasal olarak gizlilik
> >gerektirebilir. Eğer mesajın gönderilmek istendiği alıcı siz değilseniz bu
> >mesajın herhangi bir parçasını iletme, kopyalama, dağıtma, açıklama,
> >saklama veya kullanma hakkına sahip olamazsınız. Bu mesajı bir hata sonucu
> >aldıysanız lütfen mesajı ve sisteminizdeki tüm kopyalarını siliniz ve
> >gönderene derhal bildiriniz. Bu mesajin zamanında, virüssüz veya hatasız
> >gönderilmesi garanti edilmemektedir. Gönderen, meydana gelebilecek
> >hatalardan veya eksikliklerden dolayı sorumluluk kabul etmemektedir.


Böyle bir mail gelmiş, gelen kutuma baktığımda 4 tane vardı aynısından, forward zincirine takılmışız anlaşılan. Genelde inanmam böyle gelen maillere, ama yine de Zehra'nın hatrına bir şans vereyim dedim. Hayrettin Sönmez amcamızın telefonunu arayacak, durum hakkında bilgi alacaktım. Telefonu aradığımda aldığım cevap, beni pek de dumura uğratmamıştı açıkçası;

"Aradığınız numara kullanılmamaktadır..."

Sonra internet üzerinde yaptığım ufak bir araştırmada, Okan Sönmez'in 2004 yılında vefat ettiğini öğrendim, bu beni dumura uğrattı işte.

Allah kimseye evlat acısı göstermesin, ne diyeyim.

8 Eylül 2007 Cumartesi

Caeserea

En başta şunu sormak istiyorum;
Van'lılar Buruki, Erzurum'lular Dadaş, Trabzon'lular Laz, Elazığ'lılar Gakkoş, İzmir'liler Gavur, Siirt'liler Siirt'li de, Kayseri'liler ne?
Neyse.

5 gündür Erciyes Üniversitesi öğrencisiyim, peki bir hayrını gördüm mü şu ana kadar, verdikleri abidik gubidik bir çanta haricinde, hayır. Otobüs biletleri hala 1 milyon. Evimi yıktı ki, sormayın.

Daha önce söylemiştim belki, Kayseri hayatımda gördüğüm en düzenli şehirlerden biri, benim kalbimde de en güzellerinden biri aslında. Hala da öyle, çok şükür. Kayseri Park yeter bana.
Pazartesi ve Çarşamba günleri Hazırlık Muafiyet sınavı var. 2 oturumda yapılacak, Grammer, Listening, ve Writing. Oha ama. Erzurum'daki Muafiyetimi kabul etmediler. Buradakini de geçemeyeceğimden korkuyorum. Hakan Abi'nin verdiği Main Approach sağolsun ingilizce bilgimi biraz depreştirdi de, İngilizce'den ziyade çok daha hayırlı bir konu hakkında kendimi baya bi geliştirdim. Umarım İngilizce'yi de geçebilirim, her ne kadar genel manada İngilizce'me güvensem de, yeterince önyargı yüklediler, sağolsunlar.

Yurta kaydımı yaptırdım, Pazartesi günü yerleşeceğim büyük ihtimalle, o zamana kadar kuzenimin evinde kalıyorum. Daha doğrusu evimsinde.

http://www.kenthaber.com/Arsiv/Haberler/2006/Haziran/04/Haber_142107.aspx


Bu linkteki hede var ya, halt etmiş bizim evin yanında. Ha bak kimse yalnış anlamasın, Şener Abi de, Murathan abi de kafa adamlar, öyle böyle değil. Ama 7 gün önce sucuklu yumurta yapılmış tava hala arkamda. Buraya bir kadın eli değmesi lazım.

Şu anda mutlu muyum, mutluyum. İstediğim yerde miyim, evet öyleyim. Herşey çok güzel olacak mı, Bilmiyorum.

Opeth - Isolation Years

ps.Şu anda bir insanın sahip olabileceği en kötü klavye ile gönderiyorum bunları, kallavi bir atp harcayarak. Kıymetimi bilin yani.