4 Aralık 2007 Salı

Zaman geçiyor, ve ben bundan nefret ediyorum.

Dün akşam; Fizik vizesine çalışırken, Emre bana lise yıllığını gösterdi. Ben ise, onun lise yıllığı ile ilgilenmekten ziyade; kendi dönemimin bir yıllık yapmamasının içimde yarattığı buruklukla bizim yıllığımız olsaydı içinde nelerin yazılacağını düşündüm.

Evet, şu anda bu yazıyı "Elektrik-Elektronik Mühendisi adayı" ünvanı ile fakültemin kantininde yazıyor olabilirim. Şu anda mutlu olduğum da doğru. Cuma akşamı babannemi öperek ona iyi geceler dileyeceğimi de biliyorum; O'nun izniyle. O zamanlar bana çok da güzel şeyleri hatırlatmıyor olabilir. Lise zamanında hata yapmaktan yalama olmuş da olabilirim. Doğruyu bulamadığım bir zamana neden geri dönmek isteyeyim ki?
İstiyorum işte.
Yıllıkta yazacaklarım şekilleniyor kafamda. Tabi bunları yazacak bir akla sahip miydim o zamanlar, tartışılır.
Güvenç'e "Tercihleri beraber yapalım ki aynı şehire denk gelmeyelim, senden kurtulmam gerek" yazardım mesela. 12 yıl beraber okumak yeter yahu, biraz izin versin özleyeyim onu.
Yiğit'e "Her ne kadar pek ortalarda olmasa da, en kritik anda, maç boyunca seesiz kalıp da uzatmalarda golü atıp kahraman olan beceriksiz forvet oldun. Teşekkür ederim" derdim.
Reha'ya "İngilizce derslerinde sözlüde sıfır almada bana eşlik ettiğin için teşekkür ederim" derdim.
Ender'e "Eğer Huriye Hoca'nın ödevlerini kaale alıp yapan tek erkek olmasaydın sana 'Kız Ender' demezdim, özür dilemiyorum yine de, üzülme, hallederiz :D" derdim.
Betül'e "O kavgada ben haklıydım" derdim mesela.
Mesut'a "Seninle tekrar beraber eve gidip NBA hakkında konuşabilmeyi, ve okuldan kaçıp 2-2 The Conquerors oynamayı dilerdim" derdim.
Zehra'ya hiç birşey yazmazdım, yazamazdım.

Evet evet;
Zaman geçiyor, ve ben bundan nefret ediyorum.

1 yorum:

U. P. dedi ki...

ben de :( ben de nefret ediyorum