Bu hafta biraz hareketli geçti sanki.
Sınav dönemi, stresten nedense pek de yoksun bir durumdayken, garip gelişmeler oldu.
Yaklaşık 1.5 aydır gelmesi için yapmadığımı bırakmadığım, neredeyse gidip kolundan tutup getirecek seviyeye getirten bir anda; Kral Kayseri'ye geldi. Her ne kadar zamanlaması berbat bir insan olsa da, mükemmel bir zamanda geldi. Yaklaşık 2.5 aydır Van'ı göremeyen, ve hatta neredeyse çıldıracak konuma gelen ben, 36 saat da olsa onun sayesinde biraz özlemimi dindirdim, gidişi hüzünlü olsa da benim için.
Yine gel Ulaş'ım, hayat seninle güzel.
Babam Cumartesi günü Baypas ameliyatını atlattı. Van'a sınavlardan ötürü gidememenin acısıyla, Ve babamın iki sınavım arasını şuursuz geçireceğini öğrenmemle, günüm Ulaş yanımda kulağım telefonda geçti. 4 saatlik bir operasyon, şükürler olsun ki sorunsuz geçti. Salı günü yoğun bakımdan özel odaya alınacak inşallah. O zaman tamamen sorun halloldu diyebileceğim işte.
Zehra hayat belirtisi gösterdi, nihayet. Konuşmamasının sebebi İstanbul'a gelmemi haber vermeyişimmiş, neden haber vermedim acaba. Garip.
Benim pek ihtimal vermediğim Metallica'nın İstanbul'a gelişi nihayet sonuçlandı. Şu anda cebimde Besim'in bilet parası var, yarın satın alması için arkadaşına havale edeceğim. Stadyum konserlerini pek sevmem, ama Metallica'yı canlı görmek herkese nasip olmaz, ha ben gitmem, belki de giderdim, 2 ay sonra hayatımın konseri olmasaydı.
Opeth + Testament + Orphened Land. Ne dersiniz?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder